Tarihçe

Ve Diğer Şeyler

Ve Diğer Şeyler Topluluğu, adını Yeşim Özsoy’un “Kırmızı Elma ve Diğer Şeyler” adlı performans metninden alarak kuruldu. Disiplinler arası, performatif ve mekânla ilişki kuran bir tiyatro anlayışıyla üretim yapmaya başladı. Topluluk, yeni metinlere, yeni teknolojilere ve disiplinler arası çalışmalara odaklanmak üzere bir araya geldi.

İlk oyunları “Oyun Alaturka”, Yeşim Özsoy’un Northwestern Üniversitesi’nde yazdığı tez ve bitirme projesinden yola çıkarak oluşturuldu. Oyun, ilk gösterimini New York Producer’s Theatre’da “Play alla Turca” adıyla yaptı. İstanbul’da ise farklı bir reji ve tasarımla kısa süreliğine Ortaköy Afife Jale Sahnesi’nde sahnelendi.

GalataPerform henüz Büyük Hendek Caddesi’ndeki mekânına taşınmadan önce, 2002 yılında Yeşim Özsoy öncülüğünde kurulan topluluk, ikinci oyunu “Ev Kakofonik bir Oyun” ile mekânla ilişkisini daha da ileri taşıdı.

Bu oyun, sahnede değil; Asmalı Mescit’te Babylon Müzik Kulübü’nün karşısında yer alan, sanatçı Selda Asal’ın Apartman Projesi olarak adlandırdığı mekânın üst katındaki bir apartman dairesinde gerçekleşti.

Başak Özdoğan’ın yerleştirme olarak tasarladığı mekânda, oyuncular seyircinin ortasında, apartmanın dışında ve sokakta oynadı. Her gösterimde yalnızca 15 seyirci “misafir” olarak kabul edildi.

Bu çalışma, dönemin ilk mekâna özgü işi olmasa da apartman içinde gerçekleşen bir tiyatro deneyimi olarak ses getirdi.

Sanem Öge, Sedat Kalkavan, Ceyda Aşar, Alev Cınbarcı ve Batur Belirdi gibi Stüdyo Oyuncuları’ndan genç oyuncularla ilerleyen ekip; Yeşim Özsoy’un yazdığı ve yönettiği, yapımcılığını birlikte üstlendikleri bir ortak üretim alanı yarattı.

GalataPerform Tarihçe Oyun

25 metrekarelik bir evde, her gösterimde 15 seyirciyle kurulan ilişki; çevresel tiyatro ile enstalasyonu iç içe geçirdi. “Ev Kakofonik bir Oyun”, seyircisine farklı bir seyir imkânı sunmasının yanı sıra, enstalasyon ile tiyatroyu bir araya getiren özgün tasarımı sayesinde pek çok uluslararası festivale davet edildi.

Şimdi-Now Festivali kapsamında Berlin’deki Hebbel Theatre’da; Avrupa’dan Yeni Oyunlar Bienali seçkisinde ise Wiesbaden’deki Robert Wilson Raum’da yer aldı.

Ve Diğer Şeyler Topluluğu’nun Galata’da “GalataPerform” ismini verdiği mekâna taşınmasının ardından bu oyun, GalataPerform’da sahnelenen ilk oyun olma özelliğini kazandı.

GalataPerform

2003 yılında Büyük Hendek Caddesi’nde kurulan mekân, önce bir prova alanı, sonra bir oyun alanı olurken; kısa bir süre içinde sanatçılar tarafından yönetilen disiplinler arası bir performans mekânına dönüştü.

GalataPerform Tarihçe Lokasyon

Galata Kulesi’ne uzanan Büyük Hendek Caddesi’nde, 21 numaralı tarihî bir apartmanın ikinci katında doğan GalataPerform, kısa sürede bağımsız ve uluslararası bir sanat alanına dönüştü.

2004–2012 yılları arasında gerçekleştirilen Görünürlük Projesi, sokağı ve mahalleyi sahneye dâhil eden deneysel bir platform yarattı. Dükkânlarda, hamursuz fırınında, terk edilmiş binalarda, sokakta ve kafelerde gerçekleştirilen performanslarla GalataPerform, “sahne” kavramını yeniden tanımladı.

Sekiz yıl boyunca GalataPerform’un bölge halkı, esnafı ve sanat mekânlarıyla kurduğu ilişkinin altını çizen proje; performans sanatçısı Deniz Aygün ile birlikte, Yeşim Özsoy’un sanat yönetmenliğinde devam etti. Her sezon başlangıcında bölgeyi aynı zamanda haritalandıran projenin 2011’deki sloganı şöyleydi:
“Sahneden Çık!”
Bu slogan, yalnızca mekânsal değil, düşünsel bir kırılmaya da işaret ediyordu.

2004 yılında, prova yapabileceği 40–50 metrekarelik bir mekâna sahip olmanın getirdiği güvenle İKSV Uluslararası Tiyatro Festivali’ne “Aksak İstanbul Hikâyeleri” ile katılan Ve Diğer Şeyler Topluluğu; bu oyunla Yeşim Özsoy’a Afife Tiyatro Ödülleri Cevat Fehmi Başkut “İlk Kez O Yıl Sahnelenmiş Olan En Başarılı Yerli Oyunun Yazarı” unvanını kazandırdı.

GalataPerform Tarihçe

Yeni Metin Yeni Tiyatro

2006 yılında GalataPerform bünyesinde başlatılan Yeni Metin Yeni Tiyatro Projesi, Türkiye’de çağdaş oyun yazarlığını destekleyen ilk kapsamlı ve sürdürülebilir girişimlerden biri oldu.

Kurucu ekibinde Mark Levitas, Ceren Ercan, Dilek Altuntaş ve Yeşim Özsoy’un yer aldığı projenin çıkış sorusu basit ama radikaldi: Türkiye’ye ait, günceli yakalayan, dünya ile iletişim kurabilen yeni bir tiyatro dili mümkün mü?

Süreç içinde Okan Urun da kurucu ekibe katıldı ve projenin temel yürütücülerinden biri oldu. Bu dönem, Yeni Metin Yeni Tiyatro Projesi’nin daha hızlı bir ivmeyle gelişmesini ve büyümesini sağladı.

Proje dört temel eksende gelişti:

  • Oyun çeviri ve okumaları,
  • Atölyeler ve söyleşiler,
  • Uluslararası festivaller
  • Yayın ve dijital arşiv.
GalataPerform Tarihçe

2009–2010 İstanbul Kültür Başkenti sürecinde, 6 ülkeden 6 yazarın oyunları çevrildi. Yazarlar İstanbul’a davet edildi; atölyeler ve okumalar düzenlendi. Projenin etrafında, oyun yazarlığını uluslararası bağlamda takip eden özel bir kitle oluştu.

Bu süreç, Türkiye’de oyun okuma kültürünün yerleşmesine ve tiyatro için yeni bir seyirci kitlesinin oluşmasına katkı sağladı.

GalataPerform Tarihçe

Oluşan bu kitleyle birlikte proje de gelişti ve 2012’de düzenli atölyelerin yanı sıra Yeni Metin Yeni Tiyatro Festivalleri başladı. Proje ve festival, atölyelerden çıkan metinlerin profesyonel alanla buluştuğu bir platforma dönüştü.

Her yıl belirlenen temalarla (Felaket, Sınırlar, Beden ve Şehir, Hayvan, Mutluluk vb.) festival, yalnızca yeni metinleri değil; yeni düşünme biçimlerini de tartışmaya açtı. 2012’de gerçekleştirilen ilk festivalin teması, o yıl masterclass vermek üzere gelen Enzo Cormann tarafından “Felaket” olarak belirlendi. Festival Kadir Has Üniversitesi’nde gerçekleşti.

Festival kapsamında 4 kısa oyunun okuması yapıldı; 2 kısa oyun prodüksiyon olarak sahnelendi. Ayrıca Fransa’dan Emmanuel Daumas, bir uzun oyunun yönetmenliğini üstlendi.

GalataPerform Tarihçe Poster

Atölye programları zamanla daha kapsamlı ve sürekli bir yapıya kavuştu. Oyun Yazarlığı, İleri Yazarlık, Yönetmenlik, Dramaturgi ve Teknik Tasarım alanlarında eğitim ve atölye programları yürütüldü.

Bu süreçte birçok genç yazar ilk oyunlarını “Yeni Metin Festivali” kapsamında yazdı, okuttu ve üretimlerini sahneye taşıdı.

Ahmet Sami Özbudak’ın “İz” adlı oyununun 2011 yılında Heidelberger Stückemarkt’ta ödül alması, Yeni Metin Yeni Tiyatro’nun uluslararası görünürlüğünü güçlendiren önemli eşiklerden biri oldu.

2016 yılında festival kapsamında Balat’ta metruk bir binada Ahmet Sami Özbudak tarafından gerçekleştirilen bir proje zamanla kalıcı bir yapıya dönüştü: Monologlar Müzesi. Sekiz kısa oyunun müze formunda deneyimlendiği bu yapı; mekânla ilişki kuran ve yazarlara yeni bir üretim alanı açan özgün bir model geliştirdi ve uzun soluklu bir proje olarak hayatına devam etti.

GalataPerform Tarihçe

Ahmet Sami Özbudak’ın “İz” oyunu, sekiz canlı kamera sistemiyle GalataPerform’un mekânına taşınan bir video düzeni ve Tarlabaşı’ndaki “ev” yerleştirmesiyle öne çıktı. Sonrasında Şenay Tanrıvermiş’in “Dil” oyunu, Yeşim Özsoy rejisiyle GalataPerform’da sahnelendi.

Ayşıl Akşehirli (Kabuk), Öznur Yalgın (When in Rome), Serdar Kurt (Ay Işığında Gökkuşağı), Can Özden (Ailemizin En Güzel Sırrı) gibi yeni yazarların oyunlarının yanı sıra; Artur Palyga ve Michal Walczak gibi yurt dışından davet edilen yazarların eserleri de GalataPerform repertuarına girmeye başladı.

2018 yılında Ferdi Çetin ve Yeşim Özsoy iş birliğiyle, Maxim Gorki Tiyatrosu ile birlikte geliştirilen “Yüz Yılın Evi”, GalataPerform’un en fazla yurt dışı turnesi yapan yapımı oldu. Oyun, özellikle Edinburgh Fringe Festivali’ndeki performansıyla Guardian ve Scottish Times gibi gazetelerde yer aldı.

Aynı tarihten itibaren atölye ve uluslararası proje direktörü olarak görev alan Ferdi Çetin, Yeni Metin Yeni Tiyatro projesinin Nordik ülkelerle iş birliğini geliştirdi; Macaristan ve Portekiz gibi farklı ülkelerin de programa dahil olmasını sağladı. Ozan Ömer Akgül, projenin ana eğitmenlerinden biri ve festivalin editörü olarak ekibe dâhil oldu.

Yeni Metin Festivali, atölye ve yayıncılığın geliştiği bu dönemde; pandemi sırasında yeniperform için tasarlanan Ferdi Çetin imzalı “Terk Edilmiş Kıyılar // Negatif Fotoğraflar” da GalataPerform repertuarına katıldı.

YENİPERFORM

2020 pandemisiyle birlikte Galata’daki fiziksel mekânından ayrılan GalataPerform, pandemide de üretimlerini durdurmadı. 2016’dan itibaren projenin yayın ayağını da güçlendiren Galata Perform, Goethe Enstitüsü’nün desteğiyle Türkiye’nin ilk dijital oyun metni platformu “yenimetin.com”u kurdu.

Türkiye’nin ilk ve tek dijital tiyatro alanı olan bu girişim, dijital tiyatro, e-kitap yayıncılığı ve uluslararası iş birlikleri açısından yeni bir dönemin başlangıcı oldu. yeni-perform.com, özellikle tüm sahnelerin kapandığı pandemi döneminde, festivalin ve projenin devamlılığında önemli bir rol üstlendi.

GalataPerform Tarihçe

Habitus Yayınları ile yaptığı iş birliğiyle GalataPerform, İspanya, Norveç, Danimarka, İsveç ve Portekiz’den çağdaş oyunları Türkçe’ye kazandırıldı; Türk yazarların metinleri Habitus tarafından yayımlandı.

GalataPerform, Royal Court Theatre, Traverse Theatre ve La Sala Beckett gibi kurumları referans alarak Türkiye’de oyun yazarlığına odaklanan bir yapı oluşturdu. Başta Nordik ülkelerle geliştirilen iş birlikleri, Portekiz’de A Turma Tiyatrosu ile yürütülen “Writing on New Realities” (Yeni Gerçeklikler Üzerine Yazmak) programı ve farklı kültür merkezleriyle sürdürülen ortaklıklar, projeyi Avrupa ölçeğinde görünür kıldı.

GalataPerform için kadın yazarların görünürlüğü ve bu görünürlüğe alan açmak her zaman özel bir önem taşıdı. GalataPerform’un özgün atölye pratiğiyle yolu kesişen birçok kadın yazar, ilerleyen yıllarda Türkiye tiyatrosunda kalıcı üretimlere imza attı.

20 YIL

2023 yılında GalataPerform ve 12. Yeni Metin Festivali’nin 20. yılı kutlandı.
GalataPerform, 2003’ten bu yana bağımsız ve uluslararası bir tiyatro platformu; yeni metinlere odaklanan bir üretim alanı; disiplinler arası bir performans mekânı; oyun yazarlığına sistematik destek veren bir yapı; dijital ve fiziksel alanları birlikte düşünen bir yaratım ekosistemi olarak yoluna devam ediyor.